HOS GELDiNiZ iYi EGLENCELER DiLERiM
.
İçerik
Ana Sayfa
Sehitler Ölmez !
Atatürk
Osmanli Tarihi
Selcuklu Tarihi
Türkiye Yazilari
Türkiye tanitim filmi
Belgeseller
Biyografiler
>>
Edebiyat
<<
Resimli Siirler
Edebî Yazı ve Şiirler
Flash Siirler
Siirler
>>
Hayata Dair
<<
Genel Kültür
Güzel Sözler
Yasam & Saglik
Duygusal Yazilar
Sesli yazilar
Ilginc Yazilar
Dini Hikayeler
Güzel Hikayeler
Özlü Sözler
Ask Sözleri
Iste Hayat
Kadinca
Kadınların ezikliği
Kadının değeri
Kadın olmak
Hayata tebessümle
Dostluğa Dair Herşey
Yararli Bilgiler
En cok özlediklerim
Harika Gifler
>>
Eğlence
<<
Canlı TV
Fikralar
Bilmeceler
Geyik & Muhabbet
Karalama Defteri
Ziyaretci Defteri
Ana Sayfa
Ne Mutlu Türk'üm Diyene
Free Counter
Hakkimda
........20 li yaşlara kadar iyilikle kötülüğün ülkesi,
kalın sınır çizgileriyle ayrılıyor birbirinden.
Sıkı dostları ve düşmanları oluyor insanın.
Onları ölesiye seviyor
ya da ölesiye nefret ediyor onlardan.
30 larında yalanı hakikatten ayırt etmeye başlıyor.
İyi sandıklarının hıyanetiyle tanışıyor, sırtında dost
işi hançer darbeleriyle; ve en kötü zannettiği
şefkatle imdadına yetişiveriyor.
Zaman kanatlanıp da 40 ına yaklaştığında insan,
iyiyi kötüden ayıran hudut çizgilerini birbirine karıştırıyor.
İyilere nakşolmuş kötüyü ve kötülerin içindeki iyiliği de keşfediyor ademoğlu.
Anlıyor ki, iyi insan/kötü insan yok;
insanın içinde iyilik ve kötülük var,
kötüyle iyi panzehiri değil birbirinin; kankardeşi.
İyilerle kötüler çekiştirmiyor ipi.
İyilik ve kötülükten örülmüş ibrişimin kendisi.
Bunu anlayınca şaşmıyorsun nefretin birden şehvete dönüşmesine;
acı girdaplarının içinde hazzın raksetmesine.
Tevazuyla gurur,
haysiyetsizlikle onur el ele yürüyor.
İnsan, şuuraltındaki isyankarla sahtekarı,
günahkarla tövbekarı birarada farkediyor.
Benim, hükmeden ve boyun eğen,
zulmeden ve acı çeken.
Bunca şiddet kadar onca merhamet de benim eserim.
Minneti nefrete, korkuyu cesarete,
zaferi hezimete bulayan benim.
Kundak bezime tıpatıp benziyor kefenim,
hayatım muhteşem ve sefil,
mağrur ve rezil, hayasız ve asil.
Ben, hem örs hem çekicim.
İşte bu keşif kolaylaştırıyor yaşamı..
Anlıyorsun ki toplumlar gibi insanlarda kanlı iç savaşlarına borçlu ilerlemesini..
O zaman , iyileri kötülerden ayırmak gibi nafile
bir uğraşı bırakıp -başta kendin olmak üzere-
insanların içindeki iyiliğin peşine düşüyorsun;
kıymet bilmeyi ve -yine başta kendin olmak üzere-
herkesi hoş görmeyi öğreniyorsun.
Tükendikçe pahalanıyor zaman;
günler azaldıkça uzuyor.
Saçların gibi, seyreldikçe değerleniyor dostların.
Günahları ve zaaflarıyla da övünüyor insanlar;
sevapları ve zaferleri kadar.
Önemli değil kaç kez yenildiğin;
önemli olan, kaç
yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin.
Bu paramparça ruhlardan,
çelişkili duygulardan,
çatışmanın açtığı yaralardan
mucizevi bir ahenk çıkıyor ortaya
ki olgunluk diyorlar adına.....
Can Dündar'ın "Nereye" adlı kitabından alınmıştır.
Mavi Duygular
Haberler